Ferhat TUNÇ’ un 1988’ de çıkardığı albümün ismi:
“YAŞAMAK DİRENMEKTİR”
Emeğe, hakka, hukuka, adalete diremek…
Alın terine, baskıya, zulme karşı dimdik duruşun, yüce bir ruhun adıdır yaşama karşı direnmek!
İşte bu bilinçle Eskişehir’den yola çıkan maden işçileri 180 km. yolu yaya kat ettiler…
9 gün sonra Ankara’ya varıp, sömürülen emeklerinin, gasp edilen haklarının direnişini en çıplak haliyle ortaya koydular!
Coplar, biber gazları, barikatlar, kalkanlar; açlık, sefalet, yarı çıplak bedenler…
Çocuklarıyla birlikte “açız” diye haykıran işçiler, bu düzenin utancını yüzümüze çarptılar!
Ve işçi direnişi tarihine; 2009 yılında TEKEL idaresinin özelleştirilmesiyle Adıyaman’dan da 440 işçimizin katıldığı, 6400 işçinin Ankara’da 78 gün süren direnişi gibi simgeleştiler!
Karşılarında, imtiyazla beslenen Ak Parti döneminde 2364 maden ruhsatı alan SSS Holding vardı.
TELE 1’de Merdan YANARDAĞ’I bir gecede tutuklayıp televizyona el koyan, ortada iddianame bile yokken yok pahasına satışa çıkaranlar TELE 1 karşılık:
Bu holding söz konusu olunca derin bir sessizliğe gömüldüler!
Ama bu kez olmadı…
Bu direniş, baskıya rağmen, yok sayılmaya rağmen zaferle sonuçlandı!
Direnmek, hak aramak: işçinin alın terinin namusudur, geleceğe bırakılmış bir mücadele mirasıyken;
Düzenden yana saf tutan sendikalar ise bir kez daha sınıfta kaldı.
Ankara halkı ise vicdanını ortaya koyarak tıpkı 17 yıl önce TEKEL işçilerinin yanında durduğu gibi bu direnişinde yanında oldu!
Copların, gazların, kalkanların, barikatların yerini; dayanışma, güler yüz, tebessümler, helalleşmeler ve çiçekler yer alırken;
İKLİM YUMUŞADI AKDENİZ OLDU!












