Bir yıl önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın öncülüğünde başlatılan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında ADIYAMAN şanslıydı. İNDERE’ de yaklaşık 6.935 adet sosyal konut, ihtiyaç fazlası olarak yapılmış ve sahipsiz, boş duruyordu.
Temmuz ayında Sayın Bakan’ın katılımıyla bu konutlar için kura çekildi ve 5 bin 41 sosyal komutun sahipleri belirlendi.
30 Eylül tarihine kadar yüzde 10 peşinatın yatırılması ve sözleşmenin imzalanması istendi.
Ancak 1,8 milyon ve 2 milyon TL’ye aynı bölgede konut sahibi olma imkânı varken 1 milyon 750 bin TL’ye mal edilen sosyal konutlar, lüks konut fiyatlarıyla dar gelirliye sunuldu!
ÖDEME KOŞULARI:
*20 yıl vade,
*KDV dâhil 4 milyon 500 TL,
*Yüzde 10 peşinat,
*Memur maaşı artışına endeksli, taksitlere yılda iki kez zam sistemi!
Borçlarının her altı ayda bir katlanarak büyüyeceğini gören dar gelirli vatandaşlar, bu belirsizliğin altına girmeye cesaret edemedi!
MALATYA’ da böyle bir BİN KONUTLUK kampanyaya iki ayda müracaat sayısı 39 olmuştu!
ADIYAMAN’ da ise eylül ayına kadar verilen yaklaşık üç aylık süre 16 Ekim’e kadar uzatılmıştı.
Takvimler 16 Ekim’i gösterdiğinde, İNDERE’ deki 5 bin 41 sosyal konut projesinde peşinat yatırma ve sözleşme imzama süresi sessiz sedasız sona erdi.
Bakıldığında, Bakanlık, TOKİ veya mülki idare tarafından bu sürenin sona ermesinden sonra kaç kişinin peşinat yatırıp sözleşme imzaladığına dair net ve resmi bir açıklama yapılmadı!
Aslında bu derin sessizlik, ilgisizliğin sonucu olarak kendini gösteriyor!
Uzatma tarihinden sonra bu konutların tamamı kapış-kapış satılsaydı, bu durum bir başarı hikâyesi olarak kamuoyuna duyurulurdu!
DAR GELİRLİ YURTTAŞLARA KİRAYA VERİLMELİ!
Madem binlerce konut, fiyatı ve ödeme şekli nedeniyle ihtiyaç sahipleriyle buluşmadı ve yine elde kaldı; o hâlde kamu zararını önlemek ve barınma krizini çözmek için bir çıkış yolu bulunmalıdır!
Bu çıkış yolu, konutların dar gelirli vatandaşlara devlet eliyle uygun fiyatlarla kiraya verilmesidir!
Böylece gerçek dar gelirlilerin korunması, çocukların ders çalışabilecekleri, en az beş yıl boyunca güvenle yaşayabilecekleri sıcak bir yuvaya kavuşmaları sağlanmalıdır!
Bu konuda mülki idare, siyasiler, sivil toplum kuruluşları ve basın tek ses olmalı, güç birliği sağlanmalıdır!
Çünkü boş kalan bir ev sadece kullanılmayan bir bina değildir; o evde yaşayabilecek bir ailenin, sıcak bir yuvaya kavuşabilecek bir çocuğun ertelenen hayalidir!