Dağda bir keçi olsan açmı kalırsın
Kurda kuşa mı leş olursun
Nedir bu korkun.
Denizin içinde bir balık olsan yarına dair hayallerin mi olmaz,
Ovada Tohum olsan toprağa gömülsen sonra bir buğday başağı olsan susuz’mu kalırsın.
Rengini güneşten alan bir gül olsan
bir aşka kurban mı gidersin dalından koparılan.
Güneş sensiz mi doğar bir yarasa olsan,
Nedir bu telaşın kimden kaçarsın
Baksana çevrene baksana koşuşturana ne görüyorsun nedir bu kaygın,
Unutma ne hayal edersen et o hayale koşarken konforlu alanından vazgeçmiyorsan sen de hayallerinde sonsuz olamaz,
Baksana hayat hikayene kaç kere yıkılmaya yakın yeniden yeniden ayağa kalktın,
Kaç kere dost sofrasında çıyan ile oturdun düşünsene..
Herkes iyiye namzetken
sen neden zoru seçesin diye sorar gibi duranlara yok mu bir cevabın Hadi konuşsana…
Unutma bu senin hikayen bu hayat denen filminin başrolü sensin,
Egoist olma ama kurban da sen olma
Senden Gerisi tüm etiketlerinden bağımsız sana hayat hikayende yardımcı oyuncu,
Belkide Geride kalan çoğu şey hayatın içinde sana yüktü unutma ama geleceğine ışık olanlar ile geçmişinde Yüküne omuz verenler hariç taşıma taşıma.
Varlarsa senden dolayı şükret
yoklukları şayet senden sebeb ise vefasız olma olma.
Korkma hiç kimse bu hayat denen yolun sonunda galip değil
Bir kefen oda nasipse birde bir kaç metre toprak sonra yoksun, yoksunuz herkes gibi…..
(Matırsa tırba nazenımıraya tıne)
(Korkma açlıktan ölenin mezarı yok)
Hanifi çavuş
25 Ocak 2026
