ADD'den Eğitim Politikalarına Eleştiri

Adıyaman Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'de eğitim sisteminin derinleşen yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

GÜNCEL - 28-06-2026 15:53

ADD'den Eğitim Politikalarına Eleştiri

Özcan, milyonlarca öğrencinin karne alarak bir yılı daha geride bıraktığını ancak ortaya çıkan tablonun eğitimde başarıdan çok, büyüyen krizleri görünür hâle getirdiğini ifade etti.

Türkiye'de eğitim sisteminin uzun süredir parçalı müdahalelerle yönetildiğini savunan Özcan, bilimsel planlama, kurumsal istikrar ve fırsat eşitliği ilkelerinin giderek zayıfladığını kaydetti. Özcan, eğitim sisteminin yalnızca sorun üreten değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri yeniden üreten bir yapıya dönüşme riski taşıdığını söyledi.

"Okul Güvenliği Yapısal Bir Krize Dönüştü"

Okullarda artan şiddet, akran zorbalığı ve güvensizlik ortamına dikkat çeken Özcan, bu sorunların artık münferit olaylarla açıklanamayacağını belirtti.

Özcan, okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlileriyle sağlanamayacağını vurgulayarak, "Yoksulluk, sosyal eşitsizlik, sınav baskısı, başarısızlık korkusu, toplumsal çözülme, denetimsiz dijital ortamlar ve yetersiz psikolojik destek mekanizmaları bu krizin temel belirleyicileridir" dedi.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin birçok okulda yetersiz kaldığını ifade eden Özcan, bir uzmanın yüzlerce öğrenciye ulaşmaya çalıştığını, bunun da koruyucu eğitim politikalarını işlevsiz hâle getirdiğini belirtti.

"Kamusal Eğitim Geri Çekiliyor"

Kamu okullarında temiz içme suyu, sağlıklı tuvaletler ve düzenli temizlik hizmetlerine erişimin hâlâ ciddi bir sorun olduğunu belirten Özcan, bunun yalnızca hizmet eksikliği değil, kamusal eğitimin geri çekilmesinin somut göstergesi olduğunu söyledi.

Özcan, gelişmiş ülkelerde öğrencilerin ücretsiz yemek ve temel sağlık hizmetlerine erişiminin zorunlu kamu politikası olduğunu hatırlatarak, Türkiye'de bu uygulamaların sınırlı kalmasının eğitimde eşitsizliği derinleştirdiğini kaydetti.

Kamu okullarının niteliğindeki gerilemenin aileleri özel okullara yönlendirdiğini belirten Özcan, "Bu durum eğitimde tercih değil, açık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Adıyaman özelinde özel okul sayısındaki artış, kamusal eğitimin çözülüşünün yerel göstergelerinden biridir" ifadelerini kullandı.

"Okullar Sınav Merkezine Dönüştü"

Spor, sanat ve kültürel etkinliklerin eğitim sistemi içinde geri plana itildiğini belirten Özcan, okulların giderek sınav merkezli kurumlara dönüştüğünü söyledi.

Bu yaklaşımın öğrencilerin çok yönlü gelişimini engellediğini ifade eden Özcan, demokratik okul kültürünün de zayıfladığını belirtti. Özcan, katılım, yaratıcılık ve iş birliği yerine ezbere dayalı rekabetçi bir yapının teşvik edildiğini söyledi.

"Öğretmenlik Mesleği Değersizleştirildi"

Öğretmen yetiştirme politikalarının plansız yürütüldüğünü savunan Özcan, farklı alanlardan mezun kişilerin kısa süreli formasyon süreçleriyle öğretmenliğe yönlendirilmesinin mesleğin bilimsel niteliğini aşındırdığını belirtti.

Atanamayan öğretmen sayısındaki artışın da eğitim sistemindeki plansızlığın sonucu olduğunu ifade eden Özcan, öğretmenlik mesleğinin ekonomik olarak değersizleştirildiğini, mesleki statüsünün zayıflatıldığını ve toplumdaki saygınlığının aşındırıldığını kaydetti.

"Eğitim Yönetimi Liyakat Esasına Göre Yapılandırılmalı"

Eğitim sisteminde denetim mekanizmalarının etkisiz hâle geldiğini belirten Özcan, on binlerce okul ve milyonlarca öğrenciye rağmen denetim kapasitesinin sınırlı olduğunu söyledi.

Bu durumun eğitim sisteminin kendi kendini düzeltme mekanizmasını ortadan kaldırdığını ifade eden Özcan, eğitim yönetiminde liyakat yerine siyasi ve idari tercihlerin belirleyici olmasının kurumsal yapıyı zayıflattığını dile getirdi.

"MESEM Çocuk Hakları Temelinde Gözden Geçirilmeli"

Mesleki Eğitim Merkezleri uygulamasına da değinen Özcan, MESEM'in başlangıçta nitelikli ara eleman yetiştirme amacıyla tasarlandığını ancak uygulamada öğrencileri erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirme riski taşıdığını belirtti.

Özcan, öğrencilerin "öğrenen birey" olmaktan çıkarak üretim süreçlerinin parçasına dönüşme riskine dikkat çekerek, bunun çocuk emeği tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

MESEM uygulamalarının pedagojik denetimden uzaklaşmasının öğrencilerin nitelikli mesleki beceri kazanmasını olumsuz etkilediğini ifade eden Özcan, bu modelin geleneksel mesleki ve teknik liselerin işlevini de zayıflattığını kaydetti.

"Üniversiteler Bilimsel Üretim Merkezlerine Dönüştürülmeli"

Yükseköğretim sisteminde ihtisaslaşma eksikliğine dikkat çeken Özcan, üniversitelerin büyük bölümünde benzer fakülte ve programların tekrarlandığını, bunun akademik çeşitliliği ve bilimsel üretimi sınırladığını belirtti.

AR-GE yatırımlarının yetersiz olduğunu ifade eden Özcan, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkarılarak bilgi üreten, yenilik geliştiren ve ihtisaslaşan merkezlere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Beyin göçünün artık bireysel tercihlerle değil, sistemsel sorunlarla açıklanması gerektiğini belirten Özcan, genç akademisyenler ve nitelikli öğrenciler açısından yurt dışındaki araştırma ortamlarının daha cazip hâle geldiğini ifade etti.

"Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitim Türkiye'nin Geleceği İçin Zorunluluktur"

Türkiye'de eğitim sisteminin artık reform ihtiyacını aşarak yapısal bir yeniden kuruluş sürecine girdiğini belirten Özcan, kamusal eğitimin güçlendirilmesi, özelleştirme eğiliminin sınırlandırılması, her öğrenciye ücretsiz yemek ve temiz su sağlanması gerektiğini söyledi.

Özcan ayrıca okullarda psikolojik destek sisteminin genişletilmesi, öğretmenlik mesleğinin yeniden itibarlı hâle getirilmesi, eğitim yönetiminin liyakat esasına göre yapılandırılması, MESEM uygulamasının çocuk hakları temelinde gözden geçirilmesi ve üniversitelerin bilimsel üretim merkezlerine dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda Cumhuriyet'in laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışının Türkiye'nin geleceği açısından zorunlu olduğunu vurgulayan Özcan, "Adıyaman Atatürkçü Düşünce Derneği olarak uyarıyoruz: Eğitimde yaşanan bu yapısal çözülme görmezden gelinemez" dedi.

Kaynak : PERRE

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Adıyaman'dan NATO ve F-35 Mesajı  - Videolu Haber

Adıyaman'dan NATO ve F-35 Mesajı - Videolu Haber

28-06-2026 - GÜNCEL

Ağveren Köyü'nde Kilitli Parke Çalışması Tamamlandı  - Videolu Haber

Ağveren Köyü'nde Kilitli Parke Çalışması Tamamlandı - Videolu Haber

28-06-2026 - GÜNCEL