Atatürkçü Düşünce Derneği Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, 4 Ekim 1926'da Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Türk kadınının eşit yurttaşlık yolunda tarihsel bir eşiği aştığını ifade etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde gerçekleştirilen Cumhuriyet devrimlerinin, tek eşlilik, resmi nikah, miras ve boşanma alanındaki düzenlemelerle kadınların hukuk karşısındaki konumunu değiştirdiğini belirten Özcan, bu sürecin daha sonra siyasal haklarla devam ettiğini söyledi.
'CUMHURİYET, AYNI ZAMANDA BİR KADIN DEVRİMİDİR'
Özcan, kadınlara 1930 yılında belediye seçimlerinde, 1933 yılında muhtarlık ve ihtiyar heyeti seçimlerinde, 5 Aralık 1934'te ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındığını hatırlatarak, "Bu nedenle Cumhuriyet, aynı zamanda bir kadın devrimidir" ifadelerini kullandı.
'HUKUKİ EŞİTLİK VAR, TOPLUMSAL VE EKONOMİK EŞİTLİK TAMAMLANMADI'
Günümüzde tartışılması gereken temel konunun, kadınların yaklaşık bir asır önce kazandıkları hakları gerçek yaşamda ne ölçüde kullanabildiği olduğunu belirten Özcan, kadınların bakım yükü, ev içi sorumluluklar, yetersiz kreş hizmetleri ve çalışma yaşamındaki eşitsizlikler nedeniyle ekonomik hayatın dışında kaldığını savundu.
Özcan, şu değerlendirmede bulundu:
"Hukuki eşitlik, ya da kagıt üzerinde eşitlik var. Ancak toplumsal ve ekonomik eşitlik henüz tamamlanmış değildir."
2025 yılı verilerine ilişkin oranları da paylaşan Özcan, kadınların işgücüne katılım oranının Türkiye'de yüzde 32,1, Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 71,3 ve dünya ortalamasında yüzde 46,5 olduğunu belirtti.
Özcan, "Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türk kadının istihdamı dünya ortalamasından 14,4 puan ve Avrupa Birliği ortalamasından 39,2 puan geridedir. Daha da çarpıcı olan, Türkiye'de kadınlarla erkekler arasındaki istihdam farkı 34 puandan fazladır" dedi.
'KAZANILMIŞ HAKLARIN YALNIZCA KANUNLARDA YER ALMASI YETERLİ DEĞİL'
Cumhuriyet'in Türk kadınını hukuk önünde eşit yurttaş haline getirirken çağının çok ilerisinde bir irade ortaya koyduğunu ifade eden Özcan, kazanılmış hakların yalnızca kanunlarda yer almasının yeterli olmadığını vurguladı.
Özcan, "Devletin onları sürekli geliştirmesi ve koruması gerekir. Kadının eşit yurttaşlığı yalnızca çalışma hakkıyla da sınırlı değildir. Yaşam hakkı, şiddetten korunma ve güven içinde bir yaşam diğer bütün hakların temelidir" ifadelerini kullandı.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VURGUSU
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesini kadın hakları açısından önemli bir kırılma ve tartışma alanı olarak değerlendiren Özcan, bu kararın kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası koruma ve denetim çerçevesini zayıflattığını savundu.
Özcan, "İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme, kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası denetim ve koruma standartlarından geri çekilme anlamına gelmiştir. Kadınlara verilen 'devlet seni her düzeyde koruyacaktır' güvencesini zayıflatan bir siyasal ve toplumsal mesaj yaratmıştır" dedi.
'4 EKİM'İ YALNIZCA GEÇMİŞİN KAZANIMLARINI KUTLAYARAK ANAMAYIZ'
4 Ekim'in yalnızca geçmişte elde edilen kazanımların anıldığı bir gün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özcan, şu soruyu gündeme getirdi:
"Cumhuriyet'in kadına verdiği hakları, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında gerçek bir yaşam eşitliğine dönüştürebildik mi?"
Kadının güçlenmesinin yalnızca bir kadın politikası olmadığını ifade eden Özcan, bunun aynı zamanda kalkınma, demokrasi ve Cumhuriyet meselesi olduğunu söyledi.
Özcan, "Kadınların ekonomik yaşamdan dışlanması ülkenin üretim gücünü, siyasal karar süreçlerinden dışlanması demokrasinin temsil niteliğini ve sosyal yaşamda güvencesiz kalması ise eşit yurttaşlık ilkesini zayıflatmaktadır" dedi.
'ATATÜRKÇÜLÜK, ÇAĞDAŞLAŞMA MÜCADELESİNİ İLERİ TAŞIMAKTIR'
Atatürkçülüğün, Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı çağdaşlaşma mücadelesini ileri taşımak olduğunu belirten Özcan, kadınların eğitimde, üretimde, siyasette, bilimde ve toplumsal yaşamın her alanında eşit ve özgür biçimde var olmasının yalnızca bir kadın meselesi olmadığını ifade etti.
Özcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Cumhuriyet bir kadın devrimidir. Bu devrim, ancak kadınların haklarını gerçek yaşamda özgürce kullanabildiği gün tamamlanmış olacaktır."
Kaynak : PERRE
Admin















