HABERDE ADIYAMAN
HV
03 TEMMUZ Cuma 17:25

Adıyaman'da KESK'ten TÜİK Tepkisi: "Enflasyon Gerçeği Yansıtmıyor"

KESK Adıyaman Şubeler Platformu adına açıklama yapan Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, TÜİK'in enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, kamu emekçilerine temmuz ayında en az yüzde 35 ek zam yapılmasını istedi.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-07-2026 15:31
Adıyaman'da KESK'ten TÜİK Tepkisi:

KESK Adıyaman Şubeler Platformu adına basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verilerine tepki gösterdi. Polat, "Bugün artık bu ülkede çocuklar bile TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının halkın çarşıda, pazarda, mutfakta ve kirada yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığını biliyor. Açıklanan rakamlar, yaşadığımız hayat pahalılığını gizlemeye çalışan siyasi tercihlerden ibarettir. Bu nedenle TÜİK verilerine göre belirlenen maaş artışlarını kabul etmiyoruz." dedi.

Polat, KESK'in haftalardır ülke genelinde "Geçinemiyoruz! Acil Ek Zam İstiyoruz" kampanyasını sürdürdüğünü belirterek, "TÜİK'in açıkladığı yıllık yüzde 32,11, altı aylık yüzde 17,76'lık enflasyon oranları bile halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmaktan uzaktır" ifadelerini kullandı.

"Ekonomik Politikaların Bedelini Emekçiler Ödüyor"

Yanlış ekonomi politikalarının faturasının yıllardır emekçilere kesildiğini savunan Polat, "Her yıl gerçekle ilgisi olmayan enflasyon hedefleri belirleniyor, maaşlarımız bu hedeflere göre artırılıyor, ardından TÜİK eliyle enflasyon düşük gösteriliyor. Sonuçta milyonlarca emekçi daha yılın ilk aylarında yoksullaşıyor. Bugün açlık sınırı 40 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 120 bin lirayı aşmıştır. En düşük emekli aylığı açlık sınırının yarısına düşmüş, asgari ücret açlık sınırının yaklaşık 12 bin lira altında kalmıştır. Ortalama kamu emekçisi maaşı ise artık yoksulluk sınırının yarısı düzeyindedir" dedi.

"Maaşlar Daha Cebe Girmeden Eriyor"

Kira ve temel tüketim harcamalarındaki artışlara dikkat çeken Polat, "TÜİK'in açıkladığı yüzde 32,03'lük kira artış oranı karşısında kamu emekçilerinin aldığı maaş artışları daha ceplerine girmeden kiraya gitmektedir. Elektrikten doğalgaza, ulaşımdan gıdaya kadar her alandaki zamlar karşısında maaşlarımız birkaç hafta içinde erimektedir" ifadelerini kullandı.

Polat, "Enflasyonun nedeni emekçilerin maaşları değil; yanlış ekonomi politikaları, adaletsiz vergi sistemi ve sermayeden yana tercih edilen ekonomik düzendir" dedi.

"Temmuz Maaşlarına En Az Yüzde 35 Ek Zam Yapılmalı"

Toplu sözleşmenin mevcut ekonomik koşullarda hükümsüz hale geldiğini söyleyen Polat, "Temmuz maaşlarına acilen en az yüzde 35 ek zam yapılmalıdır. Seyyanen verilen tüm ödemeler emekliliğe yansıyacak şekilde taban aylığa eklenmelidir. Vergide adalet sağlanmalıdır. En düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. 4688 sayılı Yasa, grevli ve gerçek toplu pazarlık hakkını güvence altına alacak şekilde değiştirilmelidir. Kamu emekçilerinin örgütlenme ve sendikal haklarının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır" dedi.

Başkan Polat, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

Bugün 3 Temmuz 2026. TÜİK, Haziran ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Öncelikle artık bu ülkede çocuklar bile TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının, halkın çarşıda, pazarda, mutfakta ve kirada yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığını biliyor. Açıklanan rakamlar, yaşadığımız hayat pahalılığını gizlemeye çalışan siyasi tercihlerden ibarettir. Bu nedenle bizler, her geçen gün daha da derinleşen yoksulluğumuzun sorumlusu olan TÜİK verilerine göre belirlenen maaş artışlarını kabul etmiyoruz.

KESK olarak haftalardır ülke genelinde "Geçinemiyoruz! Acil Ek Zam İstiyoruz" kampanyasını yürütüyor, emekçilerin sesini yükseltiyoruz.

Bugün TÜİK'in açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon %32,11, son altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak açıklanmıştır. Ancak bu rakamlar bile halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmaktan uzaktır.

"25 yıldır uygulanan ekonomik politikaların bedeli emekçilere ödetilmektedir. Her yıl gerçekle ilgisi olmayan enflasyon hedefleri belirlenmekte, maaşlarımız bu hedeflere göre artırılmakta, ardından TÜİK eliyle enflasyon düşük gösterilmektedir. Sonuçta milyonlarca emekçi daha yılın ilk aylarında yoksullaşmaktadır.

Bugün açlık sınırı 40 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 120 bin lirayı aşmıştır. En düşük emekli aylığı açlık sınırının yarısına düşmüş, asgari ücret açlık sınırının yaklaşık 12 bin lira altında kalmıştır.

Kamu emekçilerinin maaşları da her geçen gün erimektedir. Ortalama kamu emekçisi maaşı artık yoksulluk sınırının yarısı düzeyindedir.

TÜİK'in açıkladığı %32,03 olan 12 aylık kira artış oranı karşısında kamu emekçilerinin aldığı maaş artışları daha ceplerine girmeden kiraya gitmektedir. Elektrikten doğalgaza, ulaşımdan gıdaya kadar her alandaki zamlar karşısında maaşlarımız birkaç hafta içinde erimektedir.

İktidar yıllardır "ücret artışları enflasyonu artırıyor" söylemini tekrarlamaktadır. Oysa ücretler baskılanmasına rağmen enflasyon düşmemiş, emekçiler daha da yoksullaşmıştır. Demek ki enflasyonun nedeni emekçilerin maaşları değil; yanlış ekonomi politikaları, adaletsiz vergi sistemi ve sermayeden yana tercih edilen ekonomik düzendir.

Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Yurttaşlar;

İktidarın ve Hakem Kurulu'nun dayattığı toplu sözleşme bugün tamamen hükümsüz hale gelmiştir. TÜİK'in açıkladığı veriler bile bunun açık kanıtıdır.

Bu nedenle KESK Adıyaman Şubeler Platformu olarak taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:

Temmuz maaşlarına acilen en az %35 ek zam yapılmalıdır.

Seyyanen verilen tüm ödemeler emekliliğe yansıyacak şekilde taban aylığa eklenmelidir.

Vergide adalet sağlanmalıdır.

En düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

4688 sayılı Yasa, grevli ve gerçek toplu pazarlık hakkını güvence altına alacak şekilde değiştirilmelidir.

Kamu emekçilerinin örgütlenme ve sendikal haklarının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Biz yalnızca kamu emekçilerinin değil; asgari ücretlilerin, emeklilerin, işçilerin, işsizlerin ve tüm halkın insanca yaşayabileceği bir yaşamı savunuyoruz.

Yoksulluğu kader olarak dayatanlara karşı sesimizi ve mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.

Birleşe Birleşe Kazanacağız! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın Kesk!"

Kaynak : PERRE

AdminAdmin

YORUMLAR