HABERDE ADIYAMAN
HV
08 TEMMUZ Çarşamba 22:24

ADD Başkanı Prof. Dr. Özcan: ‘Kurtuluş Savaşı kavramı tarihsel hafızamızın temelidir’

Atatürkçü Düşünce Derneği ADD Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, Kurtuluş Savaşı kavramının tarihsel ve siyasal önemine dikkat çekerek, Cumhuriyet'in emperyalist işgale, manda ve himaye anlayışına karşı verilen büyük bir bağımsızlık mücadelesinin sonucu olarak kurulduğunu belirtti.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 08-07-2026 16:29
ADD Başkanı Prof. Dr. Özcan: ‘Kurtuluş Savaşı kavramı tarihsel hafızamızın temelidir’

Özcan, yaptığı açıklamada, Kurtuluş Savaşı'nın Türk milletinin esarete ve işgale karşı verdiği varoluş mücadelesi olduğunu vurgulayarak, "Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı ile kurulmuştur. Cumhuriyet, o savaşın en büyük eseridir." ifadelerini kullandı.

"KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMI SIRADAN BİR TARİH TERİMİ DEĞİLDİR"

Kurtuluş Savaşı kavramının yalnızca bir tarihsel adlandırma olmadığını belirten Özcan, bu kavramın milletin bağımsızlık iradesini, ulusal egemenlik bilincini ve ortak hafızasını taşıdığını ifade etti.

Özcan, "Cumhuriyet'in kuruluş sürecini anlatan kavramlar sıradan tarih terimleri değildir. Bu kavramlar, milletimizin bağımsızlık iradesini, ulusal egemenlik bilincini ve ortak tarihsel hafızasını taşır." dedi.

"Kurtuluş Savaşı" kavramının yerine başka kavramların geçirilmesinin ya da bu adın geri plana itilmesinin tarihsel açıdan doğru olmadığını dile getiren Özcan, "Millî Mücadele" kavramının tarih yazımında yerleşik ve değerli olduğunu ancak "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık savaşını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

"CUMHURİYET MASA BAŞINDA KURULMUŞ BİR DEVLET DEĞİLDİR"

Türkiye Cumhuriyeti'nin masa başında kurulmuş bir devlet olmadığını vurgulayan Özcan, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında ağır yenilgi koşullarıyla karşı karşıya kaldığını, Mondros Mütarekesi'nin ardından ülkenin işgal edildiğini ve İstanbul Hükümeti'nin teslimiyetçi bir çizgi izlediğini belirtti.

Özcan, Cumhuriyet'in Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere, Sevr dayatmasına, manda ve himaye anlayışına karşı verilen büyük savaşın sonunda kurulduğunu kaydetti.

Bu savaşın örgütleyici ruhunun Kuvâ-yı Milliye, siyasal merkezinin Türkiye Büyük Millet Meclisi, kurucu önderinin ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu ifade eden Özcan, Atatürk'ün de bu süreci açık biçimde "Kurtuluş Savaşı" olarak adlandırdığını belirtti.

"ATATÜRK BU SÜRECİ KURTULUŞ SAVAŞI OLARAK ADLANDIRMIŞTIR"

Prof. Dr. Kenan Özcan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'ndaki "Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız" ifadesine dikkat çekerek, bu kavramın bilinçli ve kurucu bir tercih olduğunu söyledi.

Özcan, "Bu ifade, Kurtuluş Savaşı kavramının rastgele değil, bilinçli ve kurucu bir tercih olduğunu göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

"BU SAVAŞ HALKIN EMEĞİYLE VE FEDAKÂRLIĞIYLA KAZANILDI"

Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca cephelerde kazanılmış askeri bir zafer olmadığını belirten Özcan, savaşın Anadolu halkının kadınlı erkekli topyekûn direnişi olduğunu vurguladı.

Şerife Bacı, Kara Fatma, Nezahat Onbaşı ve Halime Çavuş gibi kahraman kadınların Cumhuriyet'in kuruluşundaki halk emeğinin ve fedakârlığının simgeleri olduğunu ifade eden Özcan, "Şerife Bacı'nın kağnısında taşıdığı cephane, Kara Fatma'nın cephedeki cesareti, Nezahat Onbaşı'nın çocuk yaşta gösterdiği kahramanlık ve Halime Çavuş'un vatan savunması uğruna üstlendiği görevler, Kurtuluş Savaşı'nın halkçı ve ulusal karakterini ortaya koymaktadır." dedi.

Özcan, Nazım Hikmet'in Kuvâyi Milliye Destanı'nda "bizim kadınlarımız" diyerek anlattığı Anadolu kadınlarının bu büyük savaşın görünmez değil, asli özneleri olduğunu kaydetti.

"TARİHSEL GERÇEKLER KAVRAM OYUNLARIYLA DEĞİŞTİRİLEMEZ"

Kurtuluş Savaşı kavramının silikleştirilmesinin yalnızca bir kelime tercihi olmadığını dile getiren Özcan, bunun işgal gerçeğini, anti-emperyalist direnişi, Atatürk'ün kurucu önderliğini, kadınların ve halkın tarihsel emeğini gölgelemeye yönelen bir tarih okuması anlamına geleceğini söyledi.

Özcan, "Tarihsel gerçekler kavram oyunlarıyla değiştirilemez. Hiç kimse Türk milletine Amasya Tamimi'ni, Erzurum ve Sivas Kongrelerini, Sakarya Meydan Muharebesi'ni, Büyük Taarruz'u ve bağımsızlık uğruna verilen büyük savaşı unutturamaz." ifadelerini kullandı.

"EĞİTİM SİSTEMİ TARİHSEL GERÇEKLERİ EKSİLTMEMELİDİR"

Eğitim sisteminin tarihsel gerçekleri eksilten değil, bilimsel ve belgesel temelde öğreten bir yapıya sahip olması gerektiğini belirten Özcan, çocuklara Cumhuriyet'in hangi koşullarda, hangi bedellerle ve hangi tarihsel iradeyle kurulduğunun doğru biçimde anlatılması gerektiğini vurguladı.

Özcan, Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerini tarihsel hafızadan silikleştirmeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında bilimsel tarih anlayışını, laik Cumhuriyet'i ve ulusal egemenlik ilkesini savunmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

ADD Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Bu ülkenin kurucu mücadelesinin adı bellidir: Kuvâ-yı Milliye ruhuyla başlayan, Anadolu halkının kadınlı erkekli fedakârlığıyla büyüyen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı. Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı ile kurulmuştur. Cumhuriyet, o savaşın en büyük eseridir."

Kaynak : PERRE

AdminAdmin

YORUMLAR