“Bu Evladımız Şimdi Hayatta Olurdu!” Besni’de İstifa Çağrısı!

Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, Besni'de su dolu inşaat çukuruna düşerek hayatını kaybeden 7 yaşındaki Yunus Emre Mutlu'nun ölümünden kamu yöneticilerini sorumlu tutarak istifa çağrısında bulundu. Besni Belediyesinin olaydan 22 gün önce ilgili müteahhide güvenlik tedbirlerinin alınması için resmi ihtar düzenlediğini açıklamasına tepki gösteren Dayan, "Biz üstümüze düşeni yaptık tarzında basın açıklamalarıyla bu işin üstünü örtemezsiniz. Üzerinize düşeni yapsaydınız bu evladımız şimdi hayatta olurdu!" dedi.

GÜNCEL - 01-11-2026 13:47

Adıyaman'ın Besni ilçesinde 29 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen ve ilkokul ikinci sınıf öğrencisi Yunus Emre Mutlu'nun yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olayın ardından inşaat güvenliği, belediyelerin denetim yetkileri ve kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin tartışmalar devam ediyor.

Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, yaptığı açıklamada, olayın yalnızca müteahhit açısından değil, ilçenin yönetiminden sorumlu seçilmiş ve atanmış kamu görevlileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

DAYAN: 'BU FELAKET ŞEHRİMİZİN YÖNETİLEMEMESİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR'

Dayan, belediyelerin gerçekleştirdikleri hizmet ve yatırımları sahiplenirken yaşanan olumsuzluklarla ilgili sorumluluklarını da üstlenmeleri gerektiğini savundu.

Dayan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Besni'de inşaat çukuruna düşerek hayatını kaybeden evladımızın ve ailesinin başına gelen felaket şehrimizin yönetilememesinden kaynaklanmaktadır.

Belediye envanterine araç dahil etmek nasıl ki yönetim ve seçilmiş siyasi irade için övünülecek bir şey ise; bir idari ihmalden hayatını kaybeden insandan dolayı da yerilecek, eleştirilecek olan kurum yöneticileri ve sorumluluk makamındaki siyasilerdir.

Bu vebal bu şehri yöneten atanmış ve seçilmişlerin sırtındadır."

'İNSAN CANININ BU KADAR DEĞERSİZ OLDUĞU BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTEMİYORUZ'

Yaşanan olayın kamu güvenliği bakımından ciddi bir yönetim sorunu ortaya çıkardığını savunan Dayan, olağan dışı hava koşullarında vatandaşların can güvenliğinin tehlikeye girmesini eleştirdi.

Dayan, "Bizler artık her olağandışı doğa olayında hayatı riske giren, can güvenliği ortadan kalkan bir toplumda ve insan canının bu kadar değersiz olduğu bir ülkede yaşamak istemiyoruz." ifadelerini kullandı.

'BASIN AÇIKLAMALARIYLA BU İŞİN ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZSİNİZ'

Besni Belediyesinin olayın ardından yaptığı kamuoyu açıklamasında, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 7 Ekim 2026 tarihinde ilgili inşaat müteahhidine resmi ihtar düzenlendiğini bildirmesine de tepki gösteren Dayan, yazılı uyarının tek başına yeterli olmadığını savundu.

Dayan, "Biz üstümüze düşeni yaptık tarzında basın açıklamalarıyla bu işin üstünü örtemezsiniz. Üzerinize düşeni yapsaydınız bu evladımız şimdi hayatta olurdu!" dedi.

'SORUMLULUK MAKAMININ GEREĞİNİ YERİNE GETİRİP İSTİFA EDİN'

İnsan yaşamının siyasi makam, itibar ve kişisel gelecek kaygılarından daha değerli olduğunu vurgulayan Dayan, sorumluluk makamındaki yöneticileri istifaya davet ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Kaybedilen insanın hayat hakkı ve canı; hiçbirinizin makamı, siyasi gücü, prestiji, itibarı, nüfuzu ve ikbal kaygısından daha az kıymetli değildir. İnsan canını ucuzlaştırmayın ve sorumluluk makamı olmanın gereğini yerine getirip istifa edin!"

NE OLMUŞTU?

Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı Erdemoğlu Mahallesi'nde 29 Ekim 2026 Perşembe günü meydana gelen olayda, arkadaşlarıyla oynayan 7 yaşındaki Yunus Emre Mutlu'nun oyuncak arabası, yapımı devam eden bir inşaat alanındaki su birikintisine düştü.

Oyuncağını almak isteyen Yunus Emre, yağışların ardından suyla dolan asansör çukuruna düşerek suda kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşların müdahalesiyle sudan çıkarılan çocuk, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Besni Devlet Hastanesine kaldırıldı.

İlkokul ikinci sınıf öğrencisi Yunus Emre Mutlu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

Olayın ardından inşaat alanında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığının belirlenmesi amacıyla adli soruşturma başlatıldı.

İNŞAATIN MÜTEAHHİDİ TUTUKLANDI

Yunus Emre Mutlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında inşaatın müteahhidi H.S. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen H.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

31 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan tutuklama kararının ardından olayda ihmal bulunup bulunmadığına ilişkin adli soruşturma devam ediyor.

BELEDİYE OLAYDAN 22 GÜN ÖNCE İHTAR DÜZENLENDİĞİNİ AÇIKLADI

Besni Belediye Başkanlığı, olayın ardından yayımladığı kamuoyu duyurusunda, söz konusu inşaatın müteahhidine 7 Ekim 2026 tarihinde resmi ihtar yazısı düzenlendiğini bildirdi.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında hazırlandığı belirtilen ihtarda, inşaat sırasında çevre ve yaya güvenliğinin sağlanması, açık çukurların ve tehlikeli alanların uygun şekilde kapatılması, vatandaşların can güvenliğini tehdit edebilecek uygulamalardan kaçınılmasının istendiği açıklandı.

Belediye, gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda yasal işlem yapılacağının da ihtarda belirtildiğini duyurdu.

Ancak belediyenin kamuoyuna sunduğu açıklamada, ihtarın düzenlenmesinden olayın meydana geldiği 29 Ekim tarihine kadar geçen 22 günlük süreçte inşaat alanında hangi denetimlerin yapıldığına, eksikliklerin giderilip giderilmediğinin nasıl kontrol edildiğine ve herhangi bir idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bilgi yer almadı.

BESNİ BELEDİYESİNİN KAMUOYU AÇIKLAMASININ TAM METNİ

Besni Belediye Başkanlığı tarafından yayımlanan açıklamanın tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA DUYURU

29 Ekim 2026 tarihinde Besni'de bir çocuğumuzun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan elim kaza hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur.

Öncelikle hayatını kaybeden evladımıza Allah'tan rahmet, acılı ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Yaşanan acı olay sonrasında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Besni Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğümüz tarafından, söz konusu elim kazadan önce, 7 Ekim 2026 tarihinde, ilgili inşaat müteahhidine resmi ihtar yazısı düzenlenmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında hazırlanan ve ilgili muhataba iletilen bu yazıda; inşaat faaliyetlerinin devamı sırasında çevre ve yaya güvenliğinin sağlanması, tehlike oluşturabilecek alanların uygun şekilde kapatılması, açık çukur ve benzeri riskli bölgelerde gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, vatandaşların can güvenliğini tehlikeye düşürecek uygulamalardan kaçınılması açıkça bildirilmiştir.

Ayrıca söz konusu ihtar yazısında, gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda ilgili mevzuat çerçevesinde yasal işlem yapılacağı hususu da açıkça ifade edilmiştir.

Dolayısıyla belediyemiz tarafından, yaşanan elim olaydan önce ilgili inşaat alanında güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda resmi uyarı yapılmış ve müteahhit sorumluluğu açıkça hatırlatılmıştır.

Besni Belediyesi olarak vatandaşlarımızın, özellikle de çocuklarımızın can güvenliğini ilgilendiren konularda gerekli hassasiyeti göstermeye, denetim ve yasal takip süreçlerini sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

Hayatını kaybeden Yunus Emre Mutlu evladımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm Besni halkına başsağlığı diliyoruz. BESNİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI"

İDARENİN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN HUKUKİ DÜZENLEMELER

Besni'de yaşanan olay, inşaatı yürüten kişilerin güvenlik yükümlülüklerinin yanı sıra kamu kurumlarının denetim ve müdahale sorumluluğuna ilişkin hukuki düzenlemeleri de gündeme getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi herkesin yaşama hakkını güvence altına alırken, 41. maddesi çocukların korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasını devletin görevleri arasında düzenliyor.

Anayasa'nın 125. maddesinde ise idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilerek, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer veriliyor.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesi, belediyelerin imar, kentsel altyapı, çevre sağlığı ve zabıta hizmetleri başta olmak üzere yerel nitelikli görev ve sorumluluklarını düzenliyor.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 34. maddesi, inşaat faaliyetleri sırasında çevre, yol ve yaya güvenliğinin sağlanmasına ilişkin tedbirleri belirliyor. Maddenin hükümleri kapsamında inşaatı yürüten kişi ve kuruluşların, üçüncü kişilere zarar verebilecek tehlikeleri önlemeye yönelik yükümlülükleri bulunuyor.

Aynı kanunun 'Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler' başlıklı 40. maddesi ise kamu güvenliği açısından tehlike oluşturan çukur, kuyu ve benzeri alanlardaki sakıncaların giderilmesini düzenliyor.

Bu maddeye göre, ilgili kişilere yapılan tebligatta belirtilen süre içerisinde gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda belediye veya valilik tarafından tehlikenin giderilmesi ve masrafının kanunda belirtilen şekilde ilgilisinden tahsil edilmesi ya da tehlikeye yol açan faaliyetin durdurulması öngörülüyor.

İdare hukukunda kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi işlememesi, şartlarının oluşması halinde hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebiliyor.

Bununla birlikte, bir olayda idarenin hukuken sorumlu sayılabilmesi için ilgili kurumun görev ve yetkilerinin, aldığı önlemlerin, varsa ihmallerinin ve meydana gelen zararla bunlar arasındaki nedensellik bağının incelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle Besni'deki olayda, müteahhidin olası ceza sorumluluğunun yanı sıra belediyenin inşaat alanına ilişkin denetim ve idari müdahale yetkilerini nasıl kullandığının da belirlenmesi önem taşıyor.

7 EKİM TARİHLİ İHTARIN ARDINDAN HANGİ İŞLEMLER YAPILDI?

Besni Belediyesinin açıklaması, olaydan 22 gün önce inşaat alanında güvenlik tedbirlerinin alınması için resmi ihtar düzenlendiğini ortaya koyarken, bu işlemin ardından yürütülen idari süreçle ilgili soruları da gündeme getirdi.

İhtar yazısının hangi tarihte tebliğ edildiği, müteahhide eksiklikleri gidermesi için süre verilip verilmediği, belirtilen tedbirlerin yerine getirilip getirilmediğinin kontrol edilip edilmediği ve alınmayan önlemler nedeniyle herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığı henüz kamuoyuna açıklanmadı.

Ayrıca inşaat alanının olay tarihinde çocukların ve diğer vatandaşların girişini önleyecek şekilde çevrilip çevrilmediği, açık çukura ilişkin koruyucu tedbirlerin bulunup bulunmadığı ve varsa eksikliklerin daha önceki denetimlerde tespit edilip edilmediği de soruşturmanın aydınlatması gereken konular arasında yer alıyor.

Yunus Emre Mutlu'nun ölümüyle ilgili adli soruşturma devam ederken, kamu yönetiminin denetim ve önlem alma sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerin de somut belgeler ve yapılacak incelemeler sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri