SES Adıyaman: "Bu Zam Değil, Yoksulluğun Güncellenmesidir!"

SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, kamu emekçilerinin Temmuz ayı zamlı maaşlarının hesaplara yatırılmasının ardından yaptığı açıklamada, maaş artışlarının yaşamda gerçek bir karşılık bulmadığını belirterek, "Bu zam değil, yoksulluğun güncellenmesidir" dedi.

GÜNCEL - 15-07-2026 15:16

Aydın, kamu emekçilerinin her geçen gün derinleşen yoksullukla karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, zamlı maaşların daha hesaplara geçtiği gün elektrik, su, doğalgaz, kira, kredi, eğitim ve temel ihtiyaç harcamaları arasında eridiğini söyledi.

"MAAŞLARIMIZ HESAPLARA UĞRADI AMA CEBİMİZE UĞRAYAMADI"

SES Adıyaman Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasında, kamu emekçilerinin temmuz ayına ait zamlı maaşlarının hesaplara yatırıldığı, ancak bu maaşların yaşam koşulları karşısında herhangi bir rahatlama sağlamadığı vurgulandı.

Aydın, "Bugün kamu emekçilerinin temmuz ayı zamlı maaşları hesaplara yatırıldı. Ancak milyonlarca kamu emekçisi için bu maaş, daha hesaplara geçtiği gün elektrik, su, doğalgaz, kira, kredi, eğitim ve temel ihtiyaç harcamaları arasında eriyip gitti. Maaşlarımız hesaplara uğradı ama cebimize uğrayamadı." ifadelerini kullandı.

"AÇLIK SINIRI 48 BİN 819 TL, YOKSULLUK SINIRI 120 BİN 669 TL"

BES-AR'ın Temmuz 2026 verilerine dikkat çeken Aydın, açıklanan rakamların kamu emekçilerinin içinde bulunduğu tabloyu bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğunu söyledi.

Aydın, "BES-AR'ın Temmuz 2026 verileri, yaşadığımız gerçekliği bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 48 bin 819 TL, yoksulluk sınırı 120 bin 669 TL, bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti ise 77 bin 801 TL olarak açıklanmıştır." dedi.

Bu tablonun, kamu emekçilerinin büyük bölümünün açlık sınırının biraz üzerinde, ancak insanca yaşam koşullarının çok uzağında ücretlerle çalıştırıldığını gösterdiğini belirten Aydın, maaş artışlarının gerçek hayatın ihtiyaçları karşısında hızla eridiğini kaydetti.

"TEMMUZ ZAMMI DAHA İLK GÜNÜNDE ERİMİŞTİR"

İktidarın maaş artışlarını kamuoyuna büyük bir müjde gibi sunduğunu belirten Aydın, gerçek yaşamın bu söylemin tam tersini gösterdiğini ifade etti.

Aydın, "Maaşlarımız daha hesaplara yattığı gün faturalara, kiraya, kredi borçlarına ve temel ihtiyaçlara gitmektedir. Temmuz zammı, daha ilk gününde erimiş; kamu emekçisinin alım gücü yeniden düşmüştür. Bunun adı zam değildir. Bunun adı, yoksulluğun güncellenmesidir." sözleriyle tepki gösterdi.

"YETKİLİ SENDİKAL ANLAYIŞIN DA SORUMLULUĞU VARDIR"

Açıklamada, yaşanan ekonomik tablonun sorumlusunun yalnızca yüksek enflasyon ve yanlış ekonomi politikaları olmadığı vurgulandı.

Aydın, kamu emekçilerinin iradesini temsil etmeyen, iktidarın belirlediği sınırlar içerisinde hareket eden ve yıllardır kamu emekçilerini yoksulluğa mahkûm eden toplu sözleşmelere imza atan yetkili sendikal anlayışın da bu tablonun sorumlularından biri olduğunu söyledi.

"Her toplu sözleşme döneminde 'tarihi kazanım' söylemleriyle kamu emekçileri oyalanmış, ancak her imzanın ardından maaşlarımız biraz daha erimiş, alım gücümüz biraz daha azalmış, yoksulluğumuz biraz daha derinleşmiştir." diyen Aydın, mevcut toplu sözleşme düzeninin kamu emekçilerinin gerçek ihtiyaçlarına yanıt vermediğini belirtti.

"YÜZDE 35 EK ZAM AYRICALIK DEĞİL, ASGARİ TALEPTİR"

KESK'in dile getirdiği yüzde 35 ek zam talebine de değinen Aydın, bu talebin bir ayrıcalık olmadığını, eriyen ücretlerin telafisi için en asgari talep olduğunu ifade etti.

Aydın, "Bugün KESK'in dile getirdiği yüzde 35 ek zam talebi, bir ayrıcalık değil; eriyen ücretlerin telafisi için en asgari taleptir. Çünkü bugün açıklanan BES-AR verileri de göstermektedir ki kamu emekçilerinin ücretleri, insanca yaşamın çok gerisinde kalmıştır." dedi.

"MESELE YALNIZCA EK ZAM MESELESİ DEĞİLDİR"

Aydın, kamu emekçilerinin yaşadığı sorunun yalnızca ek zam talebiyle sınırlı olmadığını belirterek, asıl meselenin emeği değersizleştiren ekonomik anlayış, ücretleri enflasyon karşısında sürekli eriten politikalar, adaletsiz vergi sistemi ve kamu emekçilerini gerçek anlamda temsil etmeyen toplu sözleşme düzeni olduğunu vurguladı.

Aydın, "Biz biliyoruz ki mesele yalnızca ek zam meselesi değildir. Asıl sorun; emeği değersizleştiren ekonomik anlayış, enflasyon karşısında ücretleri sürekli eriten politikalar, adaletsiz vergi sistemi ve kamu emekçilerini gerçek anlamda temsil etmeyen toplu sözleşme düzenidir." ifadelerini kullandı.

"SADAKA İSTEMİYORUZ, İNSANCA YAŞAYACAK ÜCRET İSTİYORUZ"

Kamu emekçilerinin sadaka istemediğini belirten Aydın, yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmeyi kabul etmediklerini söyledi.

Aydın, "Bizler sadaka istemiyoruz. Yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmek istemiyoruz. Her ay biraz daha yoksullaşmayı kader olarak kabul etmiyoruz." dedi.

Kamu emekçilerinin taleplerini de sıralayan Aydın, "Bizler; insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma, adil bir vergi sistemi, gerçek bir toplu pazarlık düzeni ve emekten yana bir kamu yönetimi istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"KAMU EMEKÇİLERİ ARTIK GÖSTERMELİK ZAMLARLA OYALANMAK İSTEMİYOR"

İktidara ve yetkili sendikal anlayışa seslenen SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, kamu emekçilerinin artık göstermelik zamlarla oyalanmak istemediğini belirtti.

Aydın, "Kamu emekçileri artık göstermelik zamlarla oyalanmak istemiyor. Açlık sınırının hemen üzerinde ücretlere mahkûm edilmek istemiyor. Emeğinin karşılığını, insanca yaşayabileceği bir ücreti ve gerçek bir toplu sözleşme düzenini istiyor." dedi.

"MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"

Açıklamasının sonunda temmuz zammının daha ilk gününde eridiğini yineleyen Aydın, kamu emekçilerinin bu koşulları hak etmediğini söyledi.

Aydın, "Temmuz zammı daha ilk gününde erimiştir. Bu zam değil, yoksulluğun güncellenmesidir. Kamu emekçileri bunu hak etmiyor. Mücadelemizi; insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma ve onurlu bir yaşam için kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri